REHBER

Boşanmalı mıyım? Kararsızlık döneminde kendinize sorulacak sorular

"Mutsuzum, boşanmalı mıyım?" sorusu çoğu zaman bir gecede değil, aylar içinde büyür. Bu rehber size "kal" ya da "git" demeyecek. Ayrılmayı düşünmek ile ayrılmaya karar vermek arasındaki farkı görmenize ve karar vermeden önce neyin netleşebileceğini fark etmenize yardımcı olmayı amaçlıyor.

KISA CEVAP

Ayrılmayı aklından geçirmek çoğu zaman bir karar değil, bir kararsızlık dönemidir ve uzun ilişkilerde yaygındır. Önce güvenlik, sonra kendinize ve ilişkinize dair birkaç soru netleşir. Kararı ise ne bir test ne de bir başkası sizin yerinize verebilir.

Önce: Güvende misiniz?

Bu rehber, acı veren ama güvenli ilişkiler için yazıldı. İlişkinizde vurma, itme, tehdit, eşya kırma, izlenme ya da kontrol edilme, arkadaşlarınızdan, ailenizden veya paradan koparılma varsa ya da partnerinizden korkuyorsanız bu içerik o durum için değil. Lütfen yardım alın. Böyle bir durumda ilk soru ilişkinin geleceği değil, sizin güvenliğinizdir.

Telefonunuzun, mesajlarınızın ya da hesaplarınızın izlendiğinden şüpheleniyorsanız bu sayfaya ve destek hatlarına mümkünse güvenli bir cihazdan ulaşın; örneğin güvendiğiniz birinin telefonundan ya da ortak kullanmadığınız bir bilgisayardan. İnternette gezinme ve arama geçmişi başkaları tarafından görülebilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün klinik el kitabı, partner şiddetinin çoğu zaman kendiliğinden durmadığını, zamanla sıklaşıp ağırlaşabileceğini belirtir ve ayrılmaya karar veren kişinin eşine söylemeden önce güvenli bir yer ve plan hazırlamasını önerir. Bu durumda çift görüşmesi de ilk adım değildir.

Bu sayfa size bir hüküm vermeyecek. Sayfada adı geçen ücretsiz ilişki testi de bir karar testi değil; ikinizin nerede olduğunu ve neyin üzerinde çalışılabileceğini gösterir. Yaklaşık 4–5 dakika sürer, kayıt istemez, cevaplarınız cihazınızda kalır.

Ayrılmayı Düşünmek Neden Bu kadar Yorucu?

"Boşanmalı mıyım?" diye soran kişi çoğu zaman tek bir soruyu değil, birbirine bağlı onlarca soruyu aynı anda taşır: Çocuklar ne olur? Nerede yaşarım? Aileme nasıl söylerim? Ya yanlış karar verirsem? Belki de sorun bendedir? Bu soruların her biri tek başına ağırdır; hepsi bir arada olduğunda zihin bir türlü dinlenemez.

Kararsızlığı yorucu yapan bir şey daha var: iki seçenek de bir kayıp içerir. Kalmak, bazı şeylerin değişmeyebileceği ihtimaliyle yaşamayı; gitmek ise ortak bir hayatı, bir aile düzenini ve hayal edilmiş bir geleceği bırakmayı gerektirir. İnsan kayıptan kaçınmak ister, bu yüzden iki kapının önünde de bekler. Gün içinde bir "evet" ile bir "hayır" arasında gidip gelmek zayıflık değil, gerçekten zor bir tartının işaretidir.

Uzun süre bu gerginlikte kalmak uykuda, işte ve ebeveynlikte de iz bırakır. Bu yüzden bu dönemde ilk amaç hemen karar vermek değil, yükü taşınabilir hale getirmek olabilir.

Kararsızlık Normal mi?

Sandığınızdan daha yaygın olabilir. Uzun ilişkilerde pek çok insan bir dönem ayrılmayı ciddi olarak düşünebilir. "Eşimi sevmiyorum, boşanmalı mıyım?" diye soran birçok kişi bir sonraki hafta aynı eşe karşı şefkat de hisseder. Bu, duygularınızın sahte olduğunu değil, uzun bir ilişkinin tek bir duyguya sığmadığını gösterir.

William Doherty ve çalışma arkadaşlarının boşanmanın eşiğindeki çiftlerle yaptığı çalışmalar önemli bir ayrıntıya dikkat çeker: bu çiftlerde çoğu zaman eşlerden biri ayrılmaya, diğeri ilişkiyi sürdürmeye daha yakındır. Boşanma sürecine girmiş ebeveynlerle yapılan araştırmalarda da bir kısım kişinin, süreç başlamışken bile barışma ihtimaline açık olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmalar belirli ülkelerde ve belirli gruplarla yapıldığı için herkese genellenemez; kimsenin sonucunu önceden söylemez.

Kararsızlık, kararın bir aşamasıdır; kararın kendisi değildir.

Kararsızlığı netleştirmenin bir yolu, ilişkinin hangi alanlarında zorlandığınızı ayrı ayrı görmektir. Her şey kötü görünse de genellikle bazı alanlar diğerlerinden daha çok zorlanır. Ücretsiz ilişki testi tam olarak bunu gösterir: farklı alanlarda nerede durduğunuzu. Size ne yapmanız gerektiğini söylemez.

Kendinize Sorulacak Sorular

Bu soruların doğru bir cevabı yok. Amaç puan toplamak değil, sizin için neyin gerçekten önemli olduğunu görmek. Cevapları yazmak ve birkaç gün sonra yeniden okumak işe yarayabilir.

  • Neden şimdi? Ayrılma düşüncesi ne zaman başladı, son dönemde ne değişti? Bir olay mı, yılların birikimi mi?
  • Mutsuz olduğum şey ilişki mi, hayatım mı? İş, yas, sağlık ya da tükenmişlik ilişkiye yansıyor olabilir mi?
  • Neyi özlüyorum? Eşimi mi, eskiden birlikte olduğumuz hali mi, yoksa bu ilişkide hiç olmamış bir şeyi mi?
  • Ne denedim, ne denemedim? Sorunu açıkça ve suçlamadan konuştuk mu? Destek aldık mı?
  • Korktuğum şey ne? Yalnız kalmak mı, maddi durum mu, çevrenin tepkisi mi, pişman olmak mı?
  • Birkaç yıl sonra neye pişman olurum? Denemeden gitmeye mi, hiçbir şey değişmeden kalmaya mı?
  • Bu kararı kimin için veriyorum? Kendim için mi, çocuklar için mi, ailemin beklentisi için mi?

"Mutsuzum, boşanmalı mıyım?" sorusu bazen "çok yorgunum ve kimse beni görmüyor" anlamına gelir; bazen de uzun süredir düşünülmüş, olgunlaşmış bir yönelimin ifadesidir. Bu ikisini birbirinden ayırmak, sonraki adımı belirler.

İlişkinize Sorulacak Sorular: Değişim İhtimali Var mı?

Kendi iç sesinizin yanında ilişkinin de bazı işaretleri vardır. Bunlar kesin cevaplar değil, üzerine düşünülecek yönlerdir.

  • İkiniz de bir şeyin değişmesini istiyor musunuz? Yalnızca bir kişinin çaba gösterdiği bir ilişkiyi uzun süre taşımak zordur.
  • Tartışmalardan sonra onarım oluyor mu? Bir özür, bir espri, yeniden yaklaşma: kavgadan sonra birbirinize dönebiliyor musunuz?
  • Küçümseme ne kadar yer tutuyor? Kendi çift yaklaşımını geliştiren John Gottman ve çalışma arkadaşlarının araştırmalarında süreğen aşağılama ve alaycı küçümseme önemli bir uyarı işareti olarak öne çıkarılır. Yine de tek bir işaret, bir ilişkinin geleceğini tek başına belirlemez.
  • Hâlâ bir "biz" var mı? Ortak şakalar, ortak planlar, birbirinizin iyiliğini isteme hali tamamen kayboldu mu?
  • Güven kırıldıysa onarılma zemini var mı? Olan şey kabul edildi mi, sorumluluk alındı mı?

Bazen "her şey bitti" hissinin altında belirli bir sorun yatar. Aynı kavga tekrar tekrar dönüyorsa eşimle sürekli kavga ediyoruz rehberi, konuşma tamamen durduysa eşimle iletişim kuramıyorum rehberi, bir aldatılmanın ardından yol ayrımındaysanız aldatılma sonrası rehberi, sürtüşmenin büyük kısmı ailelerden geliyorsa kayınvalide sorunu rehberi daha odaklı bir başlangıç olabilir.

Eşiniz hiçbir şeyin değişmesini istemiyorsa bu da önemli bir bilgidir. Onu değiştiremezsiniz; ama kendi ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve neyi daha fazla taşıyamayacağınızı netleştirebilirsiniz.

Boşanmak İstiyorum ama Cesaretim Yok

"Boşanmak istiyorum ama cesaretim yok" cümlesinin içinde birbirinden farklı korkular olabilir: bilinmeyenden, yalnız kalmaktan, maddi olarak zorlanmaktan, aileye ve çevreye açıklama yapmaktan ya da yanlış karar vermekten korkmak. Bunlar çok insani korkulardır. Kararın ağırlığını gösterirler; kararın yanlış olduğunu göstermezler. Bu tür korkular çoğu zaman bilgiyle ve destekle küçülebilir. Maddi durumunuzu, olası yaşam düzeninizi ve kimlerden destek alabileceğinizi somut olarak görmek belirsizliği azaltır.

Bu döneme kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri eşlik ediyorsa, karar ne olursa olsun önce bu düşünceler için destek alın ve 112'yi arayın.

"Boşanmak İstiyorum ama Çocuğum Var"

Çocuklar söz konusu olduğunda soru daha da ağırlaşır. "Çocuklar için evliliğe devam etmeli miyim?" sorusuna araştırmalar tek bir cevap vermez, ama önemli bir ipucu verir. Paul Amato ve çalışma arkadaşlarının uzun süreli araştırmaları, çocukların yalnızca aile yapısından değil, evdeki çatışmanın yoğunluğundan ve ayrılığın nasıl yürütüldüğünden de etkilendiğini düşündürüyor. Açık, süreğen ve çocuğun ortasında kaldığı bir çatışma çocuk için yıpratıcıdır; görünürde çatışması az bir evliliğin sona ermesi ise çocuk için beklenmedik ve anlaşılması zor olabilir.

Yani mesele yalnızca "kalmak mı, gitmek mi" değil; çocuklar hangi ortamda büyüyor ve iki ebeveyn de onlarla sağlıklı bir ilişki sürdürebiliyor mu? Hangi yol seçilirse seçilsin, çocukları yetişkin çatışmasının tarafı ya da habercisi yapmamak, ebeveynlerden birini kötülememek ve yaşlarına uygun, sade bir açıklama yapmak koruyucudur.

Karar Vermeden Önce Yapılabilecekler

  1. Kararı bir süreliğine erteleyin

    Belirli bir süre büyük bir karar vermeyeceğinize kendinizle anlaşın. Bu, sorunu görmezden gelmek değil; baskı altında değil, netlikle düşünmek için alan açmaktır.

  2. Düşüncelerinizi yazın

    Kalma ve gitme nedenlerinizi ayrı ayrı yazın. Hangilerinin korkudan, hangilerinin değerlerinizden geldiğini işaretleyin.

  3. Eşinizle suçlamadan konuşun

    "Sen hep..." yerine "Son zamanlarda ... hissediyorum ve bu beni korkutuyor" gibi bir cümleyle başlayın. Güvenli bir ilişkide bu konuşma, eşinizin nerede durduğunu görmenizi de sağlar.

  4. Nerede zorlandığınızı birlikte görün

    İkinizin de hangi alanlarda zorlandığını görmek, "her şey kötü" hissini daha somut parçalara ayırır. Bunu bir uzmanla ya da yapılandırılmış bir araçla yapabilirsiniz.

  5. Profesyonel destek alın

    Bireysel ya da çift olarak bir psikologla görüşmek, yalnızca ilişkiyi sürdürmek için değil, kararın neye dayandığını görmek için de yapılabilir. Bazı uzmanlar, eşlerden birinin gitmeye diğerinin kalmaya daha yakın olduğu çiftlerle özellikle bu netleşme üzerine çalışır. İlişkide korku, tehdit ya da kontrol varsa çift görüşmesi yerine bireysel ve güvenlik odaklı destek önceliklidir.

Bazı çiftler bir süre ayrı yaşamayı da düşünür. Böyle bir ara, amacı, süresi, görüşme sıklığı ve çocukların düzeni birlikte konuşulduğunda düşünmeye alan açabilir; konuşulmadan başlayan bir ara ise çoğu zaman belirsizliği uzatır. Bu adımların hiçbiri sizi belirli bir sonuca götürmek için değil. Bazı insanlar bu süreçten sonra ilişki üzerinde çalışmaya karar verir, bazıları ayrılmanın kendileri için doğru olduğunu daha net görür.

Hukuki ve Maddi Konular için Nereye Başvurulur

Bu rehber hukuki ya da maddi tavsiye vermez. Nafaka, velayet, mal paylaşımı veya konut gibi konularda doğru bilgi, sizin durumunuza bakan bir uzmandan gelir. Kararsızlık döneminde bilgi almak, karar vermiş olmak anlamına gelmez; çoğu zaman korkuyu azaltır.

  • Hukuki sorular: Bir avukata danışabilirsiniz. Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
  • Sosyal ve maddi destek: ALO 183 (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) sosyal destek ve barınma konularında bilgi verir ve sizi ilgili birimlere yönlendirir.
  • Güvenlik: Tehlike varsa 112, 155 ve KADES uygulaması.
  • Duygusal destek: Bir psikologla görüşmek, hangi yöne gidilirse gidilsin süreç boyunca size eşlik edebilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmayı düşünmek evliliğin bittiği anlamına mı gelir?

Hayır. Uzun ilişkilerde pek çok insan bir dönem ayrılmayı ciddi olarak düşünebilir. Ayrılmayı düşünmek bir kararsızlık dönemidir, karar değildir. Bu dönemde ne hissettiğinizi, neyin değişmesini istediğinizi ve eşinizin nerede durduğunu netleştirmek, hangi yöne ilerleyeceğinizi daha sağlam bir zeminde düşünmenizi sağlar.

Mutsuzum ama emin değilim, ne yapmalıyım?

Önce kararı bir süreliğine erteleyip baskıyı azaltmak işe yarayabilir. Mutsuzluğunuzun ilişkiden mi, yoksa iş, yas ya da tükenmişlik gibi hayatın başka alanlarından mı geldiğini ayırmaya çalışın. Düşüncelerinizi yazın, eşinizle suçlamadan konuşun ve gerekirse bireysel ya da çift olarak bir psikologdan destek alın.

Çocuklar için evliliğe devam etmeli miyim?

Bu sorunun herkes için tek bir cevabı yok. Araştırmalar, çocukların yalnızca aile yapısından değil, evdeki çatışmanın yoğunluğundan ve ayrılığın nasıl yürütüldüğünden de etkilendiğini düşündürüyor. Hangi yol seçilirse seçilsin çocukları çatışmanın ortasında bırakmamak, ebeveynlerden birini kötülememek ve yaşlarına uygun bir açıklama yapmak koruyucudur.

Boşanmalı mıyım testleri güvenilir mi?

Hiçbir test sizin yerinize kal ya da git kararı veremez; bu kadar kişisel bir kararı birkaç soruyla vermeye çalışan testler yanıltıcı olabilir. Blisswell'in ücretsiz ilişki testi de bir karar testi değil; ikinizin nerede olduğunu ve neyin üzerinde çalışılabileceğini gösterir. Kayıt istemez, cevaplarınız cihazınızda kalır.

Eşim değişmek istemiyorsa ne olur?

Bir ilişkiyi yalnızca bir kişinin çabasıyla uzun süre taşımak zordur ve eşinizi değiştiremezsiniz. Ama bu önemli bir bilgidir. Kendi ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve neyi daha fazla taşıyamayacağınızı netleştirebilir, bireysel olarak bir psikologdan destek alabilirsiniz. Hangi yöne gideceğinize karar verirken, eşinizin tutumunu umduğunuz gibi değil, olduğu gibi görmek önemlidir.

Ayrılmak istiyorum ama korkuyorum, nereden yardım alabilirim?

Korkunuz eşinizin tepkisinden geliyorsa ya da vurma, tehdit, kontrol veya çevrenizden koparılma varsa bu rehber o durum için değil. Ona söylemeden önce ALO 183 ya da 155 ile güvenli bir plan yapın, KADES uygulamasını kurun; telefonunuz izleniyor olabilirse güvenli bir cihaz kullanın; acil durumda 112'yi arayın. Hukuki sorular için bir avukata ya da baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. World Health Organization. Health care for women subjected to intimate partner violence or sexual violence: a clinical handbook (WHO/RHR/14.26, 2014). www.who.int yeni sekmede açılır
  2. NHS. Getting help for domestic violence and abuse. www.nhs.uk yeni sekmede açılır
  3. National Domestic Violence Hotline. Relationship abuse safety planning. www.thehotline.org yeni sekmede açılır
  4. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. www.aile.gov.tr yeni sekmede açılır
  5. Türkiye Barolar Birliği. www.barobirlik.org.tr yeni sekmede açılır